Ana içeriğe atla

Fermente Gıdalar, Fermantasyon nedir?




Çeşitli kimyasal terimler ve Wikipedia'dan alıntılarla kafanızı şişirmeyeceğim. Fermantasyon aslında mayalanma demektir. Bir maddenin bakteriler ve mantarlar aracılığıyla kimyasal olarak çürümesine fermantasyon denir. Peki bu çürümüş gıdalar nasıl sağlıklı olabilir?
Bunun cevabını anlamamız için vücudumuzun işleyişine, özellikle de sindirim sistemimize ve bağırsaklarımıza bakmamız gerekmekte.

Artık kabul ediliyor ki bağışıklık sistemimizin %80 ini oluşturan bağırsak floramızdır. Parmak izi gibi kişiye özel olan bu florada yaşayan bakteri, mantar ve mayalar 500 ayrı tür civarındadır. Bağırsağımızda 100 tirilyon mikrop yaşar, bunlardan yararlı olanlara probiyotikler denir. Zararlı olanlar %10'u geçmez, şayet yararlı probiyotiklerimizi koruyabilirsek tabi. Probiyotikler, ürettikleri enzimler, vitaminler ve antibiyotik maddeler ile bize yardımcı oluyor, ayrıca toksit ve alerjik maddelerin kanımıza geçmesini engelliyor.
 Ya yararlı probiyotiklerimizi koruyamazsak,
işte o zaman zararlı %10 çoğalıyor, bağırsağımızda hakimiyet kuruyor ve bağırsak geçirgenliği başlıyor.

Bağırsak vücutta artık 2. beyin olarak kabul ediliyor. Bağırsak floramızı korumak bizim kronik hastalıklardan, otoimmün rahatsızlıklardan korunmamız için hayati önem taşıyor.

Peki bağırsak florası nasıl bozuluyor?
Katkı maddeli sentetik gıdalar, rafine edilmiş gıdalar vücudumuzun tanımadığı ve sindiremediği gıdalardır. Bu sentetik sözde gıdalar probiyotiklerimizi değil, diğer %10 luk zararlı maya mikropları beslerler. Sadece yediğimiz yapay ve sindirilemeyen gıdalar mı peki zarar verir floramıza, hayır. Kullandığımız ilaçlar ve antibiyotikler  özellikle yararlı bakterilerin tamamını öldürürken, bu antibiyotiklere bağışıklık kazanmış olan zararlı bakterilerin meydanı boş bulup çoğalmasını sağlar. Hani çoğumuzun başına gelmiştir, antibiyotik kullanımı sonrası oluşan mantar, işte tam da bu sebeptendir. Bu konuyla ilgili yapılmış ve yazılmış pek çok araştırmanın sonucunu benim burada bir kaç cümle ile anlatmam tabii ki mümkün değil.

Fermente gıdalar probiyotiktir. Bağırsağımızdaki probiyotikleri besler, çoğalmalarına katkı sağlar. Fermente gıdalara örnek vermek gerekirse;
Ekşi mayalı ekmek, ev yapımı sirke, ev yapımı yoğurt(probiyotik değil, prebiyotiktir), kefir, kombo çayı, boza, tarhana, ev yapımı sucuk, ev yapımı pastırma, ev yapımı şirden maya ile mayalanmış peynir ve buna benzer pek çok yöresel fermente ürün de bu gruba dahil edilebilir.

Peki sadece probiyotik beslenme ile bağırsak floramızı koruyabilir miyiz?  Tabii ki de hayır.
Faydalı mikropları beslerken zararlıları beslememek bu işin ana formülüdür aslında. Denge bu şekilde sağlanır.

Geleneksel gıdalarımızın tamamı fermantasyon yöntemine dayanmaktadır. Geleneksel beslenmeden koparak, hazır ve paketli gıda tüketimine geçmemiz ve daha bir çok kimyasal etkenin şehir hayatıyla birlikte hayatımıza dahil olmasıyla, bir çok kronik hastalık da ,tabiri caizse bağırsaktaki zararlı mantarlar gibi, birden çoğaldı ve bizi ele geçirdi.

Bu konuyu araştırmak isteyenler internet üzerinde  pek çok kaynak bulabilirler. Pek çok doktorun kitabını alıp okuyabilirler. Bunlardan bazıları ve mutlaka kitabını alıp okumanız gereken doktorların isimlerini  aşağıda bulabilirsiniz;
Dr.Yavuz Dizdar,
Prof.Ahmet Aydın,
Uzm.Dr.Natasha Campbell
Dr.Davıd Permutter

Online sipariş vermek için sitemizi ziyaret edebilirsiniz. https://www.fermentemutfagim.com/

Yorumlar

Yorum Gönder

İlgili Diğer Yayınlar

Evde Doğal Sabun Yapılışı, 1. Bölüm

sütlü doğal sabun Doğal gıda ve temizlik ürünü arıyorsanız, bir çok şeyi evde yapabileceğinizi fark ediyorsunuz. Üretmeyi de seviyorsanız, önünüzde hiçbir engel yok demektir. Deneye yanıla kendi yolunuzu bulmanız için zaman da varsa, hemen kolları sıvayın. İki yıldır sabun yapımı konusu ilgimi çekiyor ama nette konu ile alakalı tatmin edici bilgiler bulamadığım için hep ertelediğim bir üretimdi. Sonunda konuya tekrar eğilip uzun uzun araştırmalarım sonucunda elle tutulur bilgilere nihayet ulaştım ve ilk sabun denememi yaptım. Neden Evde Sabun Yapılmalı ?

Probiyotik Turşu Tarifi

Yazın probiyotik destek için küçük körpe salatalıklardan turşu yapmak istediğimde, mükemmel sonuç verecek doğru oranlı bir turşu tarifi aramaya başladım. Aklımda olan kendi yaptığım sirkelerle mis gibi ev turşusu yapmaktı. Hatta ön hazırlık olarak sirkemi bile yapıp hazırlamıştım. Nette turşu hakkında bilgileri okurken, okuduklarım tüm bildiğim doğruların aslında yanlış olduğunu, turşuyla ilgili bilmediğim ne kadar da çok şey olduğunu bana gösterdi, Meğer probiyotik olarak kurulan turşuya sirke, limon, limon tuzu ilave edilmezmiş. Gerçek probiyotik fermente turşular s adece sebzeler ve  kaya tuzu ile olurmuş. Bu şaşırtıcı bilgiye ulaşınca turşuya bakış açım değişti. Turşu için hazırladığım ev sirkelerini bir kenara koyup hemen fermente turşular yapmak için kolları sıvadım. Gerçek probiyotik turşu ile tanışmam böyle oldu. Yaptığım turşular  sadece doğal, sağlıklı, probiyotik ve fermente olmakla kalmadı aynı zamanda şimdiye kadar yediğim en lezzetli turşular oldu...

Ekşi Mayalı Siyez Unu Ekmeği

Siyez unu , genetiği değişmemiş  Antik un da diyebiliriz aslında Siyez için. Bu taş değirmen antik unu elemeden başka bir un eklemeden %100 ekşi maya ile taş fırın Siyez unlu ev ekmeği yaptım.  Siyez buğdayı ve unu hakkında geniş bilgiyi internette zaten fazlasıyla bulabileceğiniz için burada tekrar değinmek istemiyorum. Şu kadarını belirteyim sadece. Kromozom sayısı 14 ve glüten oranı  modern buğdaya oranla çok çok düşüktür.  Normal modern buğdayda  % 10 glüten mevcut, s,yez buğdayında bu oran % 1 in bile altındadır. Tamamen doğal ve ilaçsız yetişebilen gerçek buğdayın ekmeği de tabii ki gerçek oluyor. Siyezde glüten oranı çok düşük olduğu için diğer yerli tohum buğdaya göre bile ekmek farklı oluyor. Hamuru yoğururken ve yerken de zaten glüten eksikliği hissediliyor. Hamur haliyle biraz daha az kabarıyor ama doyurucu ve kendine has güzel kokusu ve lezzetiyle bence çok güzel bir ekmek oluyor. Siyez ekmeğini yine ekşi mayalı ekmek tekniklerini u...