Ana içeriğe atla

Hurma Suyuyla Elmalı Kek


Uzun zamandır yoğunluktan tarif yazamıyorum blogda.
Aslında zaman zaman yeni tarifler oluşuyor  Fermente Mutfağım atölye mutfağında. Fotoğraflarını çekiyorum ama yazıp yayınlamaya zaman bulamıyorum. Bir yerden başalamalı dedim ve bugün kaç zamandır severek yapıp tükettiğimiz ve çok beğeni toplayan Hurma suyu ile yaptığım elmalı kekin tarifini yazmaya karar verdim.

Fermente Mutfağım tariflerini instagram ve facebook sayfalarımızdan da paylaşıp sizlere ulaştırmaya çalışıyorum. Zaman zaman sosyal medyaya göz atıyorum  ve her seferinde yeni bir taklitçimizi daha görüyorum. Artık buna şaşırmıyorum çünkü, özgün bir şeyler yaratmanın zeka gerektirdiğini bildiğim için taklit edilmenin kaçınılmazlığını fark edeli çok oldu. Fermente Mutfağımı birebir taklit edenleri izlerken aslında baya bir eğleniyorum. Yok tamam taklit yapıyorsunuz da bu kadar kötü taklit edilmez ki 😬  Biraz daha çaba lütfen, taklit etmenin de bence bir kalitesi olmalı. "Taklitler asıllarını yaşatır" klişesiyle konuyu kapatıp tarife geçiyorum.


Hurma Suyuyla Elmalı Kek için Malzemeler


Üzeri için;
5-6 tane tatlı iri elma,
1.5 bardak Hurma suyu,
Ceviz,
Tarçın.

Kek malzemeleri;
5 adet gezen tavuk yumurtası,
1 su bardağı pancar şekeri ya da hurma suyu,
1çay kaşığı karbonat,
Tarçın,
Bir fiske Çankırı kaya tuzu,
Vanilya özütü,
2 su bardağı peynir altı suyu,
Yerli tohum taş değirmen tam buğday unu,
Zeytinyağı (ben her şeye soğuk sıkım kullanıyorum)



Yapılışı;

Öncelikle elmaları soyup dilimleyin. Ardından bir tavaya alarak üzerine hurma suyunu ilave edin. Ocakta kısık ateşte sulanıp suyunu çekene kadar pişirin. Ocaktan alınca üzerine tarçın serpin ve kenara alın.

Ben bu keki döküm tencerede yapıyorum. Tabanı kalın olduğu için elmaları çok güzel karamelize ediyor. Ama uygun döküm tencere yoksa borcam tepside de yapılabilir.
Tencerenin tabanına mutlaka yağlı kağıt seriyorum ki bu kek, pişince ters çevrilip servis yapılacağı için tenceren kolay ayrılsın.

Yağlı kağıt üzerine pişen elmaları muntazam olarak seriyorum. Üzerine elimle parçaladığım cevizleri serpiyorum.
Kek için yumurtaları, şekeri ve bir fiske Çankırı kaya tuzunu makine alıp hızlı ayarda krema kıvamına gelene kadar çırpıyorum. Ardından tarçını, vanilya özütünü, peynir altı suyunu, zeytinyağını ilave ediyorum. Karbonatın üzerine bir kaç damla limon sıkıp onu da karışıma ekliyorum. Bir iki tur çırpıp unu ilave ediyorum. Unda ölçü beklemeyin, kek hamuru kıvamını biliyorsunuz, aldığı kadar un.


Kek hamurunu  elmaların üzerine döküp fırına alıyorum. Ben endüstriyel fırında 170 derecede 1 saat %40 buharla pişiriyorum ama evde turbo fırında da aynı derecede yaklaşık aynı sürede pişirebilirsiniz. Pişip pişmediğini anlamak için klasik yöntem olan kekin ortasına bıçak batırıp kontrol etmek her zaman iş görür. Bıçak temiz çıktığında kek pişmiştir.
Keki düz bir tepsiye ters çevirip çıkartın. Şimdi sakin olun ve arkanıza yaslanın çünkü bu tarifin en zor kısmına geldik. 
En az bir saat kesmeden ılımasını bekleyin ki kesince içi hamur olmasın. 

Son olarak dilimleyip, servis edin, sevdiklerinizle afiyetle tüketin.
Her gün kek pasta yemiyoruz, arada bir tatlı kaçamağı yapacaksak o da pastaneden, dışardan, hazır ürünler değil, içinde yine her şeyin en doğalı, en sağlıklısı olan kendi üretimimiz olsun. 
Afiyet olsun.

Online sipariş vermek için sitemizi ziyaret edebilirsiniz. https://www.fermentemutfagim.com/

Yorumlar

  1. tarifleriniz çok güzel çok teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  2. Merhaba GAPS diyeti yapıyorum tam buğday unu yerine ne tavsiye edersiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben un helvasi yaparken un yerine leblebileri robotta cekip kullanıyorum belki size de alternatif olabilir

      Sil

Yorum Gönder

İlgili Diğer Yayınlar

1/3 Kadim Şifa Kaynağı Fermantasyon

  Kitap- Ferda Uslu Fermantasyon ile Dönüşüm Sanatı İleri Dönüşüm Sanatı Fermantasyon Bölüm-1 3. Kısım Kadim Şifa Kaynağı Fermantasyon Fermantasyon içerisinde canlı bakterilerin ve mikro organizmaların yaşadığı, gıdaları hazırlamanın geleneksel ve kadim bir tekniğidir. Canlı besinler ile beslenmenin vücuda sindirilebilir gıda almak kadar, bağırsaklarımızda yaşayan ekosisteme faydalı besinler sağladığını ve vücudumuza mikro organizmalardan oluşan güçlü askerler göndermek olduğunu hatırlayalım. Bedenimiz, vücudumuzdaki sayısız hücre, mikrop ve bakteriden oluşuyor ve hepsinin toplamı da bizi oluşturur. Konuya farklı bir açıdan bakarsak bağırsaklarımız, bakteri ve mikroplar tarafından oluşturulmuş bizi yönlendirilip, yöneten ikinci beynimizdir. İkinci beynimizde zararlı mikro canlılar çoğunluktaysa yönetimin hiç de iç açıcı olmadığı ortaya çıkar. Bağırsaktaki mikro eko sistem hakkında farkındalığımız arttığında, bu kötü yönetimi de fark etmeye başlarız ve bu yönetimi iyiye doğru değişt...

Probiyotik Şalgam Suyu Tarifi

Kırmızı havuçlar, şalgam, pancar pazarda boy göstermeye başlayınca evde şalgam suyu nasıl yapılır bunu araştırmaya başladım. Aslında şalgam suyu geleneksel fermantasyon yöntemiyle hazırlandığında probiyotik bir içecek ancak, fabrikasyon üretime geçen ve raf ömrü olan her ürün gibi, hazır şalgam sularında bu özelliği bulamayacağınız gibi, klasik koruyucu, renklendirici, katkı maddeleri ve şeker dolu bir içecek karşınıza çıkıyor. Klasik tariflere bir göz attıktan sonra, her zaman yaptığım gibi kendi tarifimi oluşturdum. Probiyotik şalgam suyumu yaparken aynı lakto fermente olarak kurmuş olduğum turşularımın kuruluş yolunu izledim. Sonuç mükemmel oldu.

Ev Yapımı Cildi Besleyen Krem Yapılışı

Beslenme deyince aklımıza, vücudumuza sadece oral yolla alınan besinlerin gelmesi doğal . Ancak cildimize de temas eden her şeyin derimiz tarafından emilip, kanımıza  karışması gibi bir gerçek var. İşte bu yüzden, ev temizliği, kişisel temizlik ve bakım ürünlerinde kimyasaldan arınmış doğal ürünlere yönelmediğimiz sürece tam anlamıyla doğal beslenmiş olamayız. El, yüz, vücut kremlerinde de bir sürü zararlı kimyasalın, boyanın, parfümün, raf ömrünü uzatan koruyucu katkı maddelerinin olduğunu  tahmin etmesi zor değil. Ufak bir araştırmayla kozmetikte kullanılan zehirlere kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Havalar soğumaya başlayınca ellerimin doğal nemini kaybettiğini ve cildimin kuruduğunu fark ettim. Evde kantaron yağı olduğu için, bir müddet kantaron yağı uyguladım ama pek bir faydası olmadı. Kantaron sıvı bir yağ olduğu için ciltte uzun süre kalmıyor. Ben de başladım kremleri araştırmaya. Güzel bir tarife ulaştım ama her zamanki gibi tarifi birebir uygulamak yerine kendim...