Ana içeriğe atla

Probiyotik Kahvaltılık Çemen




"Ah bu kızlarım" diye ikiz kızlarıma bazen söyleniyorum ama onlar olmasaydı bu blog sanırım olmazdı. Onların beslenmesi için aradığım çözümler yüzünden bunca yolculuk, keşif ve tarif ortaya çıktı desem çok da yanlış olmaz ama tabi biraz eksik olur. Çünkü sadece onlar değil benim de beslenmemin değişimi ile bu araştırmalara çok önce başlamıştım.
Yıllar süren çift görme ve bir takım ilginç gelişen kısa süreli bir kaç atak sonucu geçtiğimiz yaz oğluma koyulan MS teşhisi de bu sereci hızlandırdı ve disipline etti diyebilirim. 
Nöroloji uzmanı Dç. Doktorun  yazdığı sadece raporla alınabilen bir kutusu 1 aylık ev kirası ile eş değer ücrette olan bağışıklık baskılayıcı hapları kullanmayı reddedip, direk taş devri beslenmesine onu da dahil edince ev birden bambaşka bir hal aldı. Doktorun ilk yazdığı iki kutu hap açılmadık şekilde hala evde duruyor. 
Oğlumu merak edenler için yazayım geçen yazdan bu yana başka bir atak geçirmedi.
Ben hep mutfakta üreten, eli boşaldıkça araştırıp okuyan oldum. Olaylar bu minvalde gelişirken etraftan gelen "bu tarifleri bir blog açıp yayınla" önerileri beni bu blogu açmaya yöneltti. 
Başladım yazıp yayınlayıp paylaşmaya.
Sonra "ah keşke bize de yapsan" taleplerine de eyvallah deyince
kendimi bulduğum nokta fermente mutfağımın sadece eve değil dışarıya da üretmeye başlaması oldu.
Bu blogda tarifini verdiğim ve siparişini aldığım her ürün bizim evin ihtiyacından doğan tariflerin eseridir.
Örneğin sivri sinek kovucuyu ele alalım. Yaz gelince sivrisinekler tarafından açık büfe olduğumuzu fark edince bir kaç günlük bir araştırma sonucu o tarif ortaya çıktı. Ya sabunlar; 
Blogda ilk zamanlarda doğal zeytinyağlı sabun bulmakta zorlandığımdan ve sabun yapımını araştırdığımdan bahsetmişim. Zaman içinde gelişen tün ihtiyaç listemizi bu blogda verdiğim tariflerle tamamladım ve evdeki tüm beslenme, temizlik, bakım vs yi de bu tarifler doğrultusunda düzenleyip inşa ettim.
Probiotiklerin yeri ise hayatımızda vazgeçilmez. Neden her şeyin içine ekleme derdindeyim onu da söyleyeyim yeri gelmişken. Ben mübağlasız 30 yılı aşkın yani çocukluk yıllarımdan bu yana kronik alerji hastasıydım. Geçmiş zaman kipi kullanıyorum çünkü artık alerjilerim tamamı geçti. Alerjimin tanımını yapmaya kalksam nasıl tanımlarım bilemiyorum ama benim alerjim olmayan bir şey var mıydı acaba diye düşünüyorum da onları saymam daha kısa olurdu sanırım. Toza, toprağa, güneşe, küfe, mantara, çiçeğe, böceğe, bir çok gıdaya evde ya da dışarıda olmam hiç fark etmeksizin yılın 12 ayı ilaçla ve yaz aylarında artı kortizon iğneleriyle yaşamımı sürdürürken bu kadar ilaca rağmen rahat olamazdım. 
Yıllar süren ,ki o da çocukluk yıllarımdan beri, bana arkadaşlık etmiştir sayesinde azımsanmayacak kadar ağrı kesici içmişliğim olan migrenimden henüz bahsetmedim. Migrenimin de tarifi çok zordu benim için. En ufak bir duygu iniş çıkışı mutluluk, heyecan, sinir ya da stres hiç fark etmeksizin bu arkadaş bana uğrar ve  günlerce beni esir alır bu esnada içtiğim avuçla ağrı kesici ise bana mısın demezdi. Dılı geçmiş zaman kullanıyorum çünkü artık o da beni terk etti.
Dönüp şöyle geçmişe yani çok değil geçen yıla baktığımda bu kadar uzun yıllar yol arkadaşım olan 2 kronik hastalıktan nasıl kurtuldum diye soruyorum kendime ve cevap yine bu blogda gizli. Tüm hayatımı değiştirdim diyebilirim size. Tüm beslenme şeklim, beslenmemden çıkarttığım onca sözde gıda ve yerine koyduğum gerçek gıdalar, bol probiotik ve kimyasalı hayatımdan ve evimden atmam ve bu esnada vermiş olduğum 20 kilo gibi azımsanmayacak bir de yağ kitlesine veda edişim var.
Nereden nereye. Benim hikayemin özeti bu kadar olsun. Daha geniş bir yazıya bırakayım devamını çünkü daha bahsetmediğim 2 bel ameliyatı ve içtiğim ağrı kesiciler sayesinde yaşadığım akut böbrek yetersizliği yüzünden bir ay Cerrah Paşada yatıp, 15 gün diyalize bağlanışım var.

Probiotik çemen tarifi yazacaktım ben aslında. Bu sabah kızım istedi. Tabi probiotik kısmını ben ekledim, o sadece çemen istemişti. Apartmanda yaşadığım için maalesef bu yıl da kendi salçamı yapamıyorum. Benden salça soranlar bir yana ben Muğla'dan güvendiğim bir üreticiden 1 kg domates, 1 kilo da biber salçası sipariş etmiştim, bu gün elime ulaştı. Baktım renkleri müthiş, hemen çemeni karayım dedim.
Daha önce de yapmıştım ev yapımı çemeni ama bloga ekleme fırsatı bulamamıştım. Bu sefer içine probiotik de ekledim yeni bir tarif çıktı ortaya.


Malzemeler

Ev yapımı tatlı biber salçası(isteğe göre acı) 1 su bardağı kadar
Ev yapımı domates salçası yarım su bardağı kadar
Çemen tozu 2 yemek kaşığı kadar,
Toz kırmızı biber 2 yemek kaşığı kadar 
Taze çekilmiş karabiber 1 tatlı kaşığı

Zerdeçal 1 tatlı kaşığı,
Pul biber 2-3 tatlı kaşığı
Kimyon 1 tatlı kaşığı 
Kastamonu sarımsağı bir baş ezilmiş
Yarım su bardağı kıyılmış ceviz 

Probiotik şase ya da maya kullanabilirsiniz. (hangisi varsa)
Zeytinyağı soğuk sıkım kıvamını ayarlamak için takriben 1 su bardağına yakın 



Yapılışı

Gördüğünüz gibi yine ölçüleri net veremedim. Aslında baharatları net ölçüyle yazamamamın sebebi sizin damak tadınıza göre ayarlama opsiyonunu bırakmak istemem. Acısını ve baharatını ara ara tadarak eksiltip azaltın. 
Tuz eklemeye lüzum yok çünkü ev salçalarında tuz var zaten. 
Tüm malzemeyi karıştırıyoruz kıvamını da zeytin yağı ile veriyoruz. Sürülebilir kıvamda olmalı. Buz dolabında muhafaza edin, uzunca dayanmıştı önceki yaptığım. Aylarca dolapta bozulmadı hatta kavanozun içinde 1 kaşık kalmışken bile küflenmediğini görmek beni şaşırtmıştı. Eskiden hazırını alırdım 1 haftada küflenirdi. Demek ki gerçek gıda koruyucudan etkili. İçindeki baharatlar ve zeytinyağı bozulmasını önlüyor. Bu sefer artı olarak eklediğim probiotik bakteriler de buna destek verecekler.
Afiyet olsun.
Yerli iyi tarım biberlerden yapılmış salçalarımızdan 

Online sipariş vermek için sitemizi ziyaret edebilirsiniz. 
https://www.fermentemutfagim.com/

Güncelleme : Kahvaltılık çemenlerimiz acı ve tatlı olmak üzere hala aynı salçalarla yapılmakta ve müthiş bir lezzete sahiptir. Moda ilköğretim okulu karşında bulunan Türkiye'nin ilk ve tek Fermente Shop u olan Fermente Mutfağım satış mağazasından temin edebilirsiniz.

Yorumlar

  1. Merhaba... Oğlunuzun hastalığı bi daha hiç uğramamak kaydıyla siz terkedip gider İnşaAllah. Sağlık için beslenme ne kadar önemli değil mi...
    Sizinle tanıştığımdan beri biz de evimizde doğru hazırlanmış gerçek gıda tüketmeye başladık. Bu müthiş bir şey. Size ne kadar teşekkür etsem az. Tariflerinizi kendinize saklamayıp bizlerle de paylaştığınız için Allah sizden razı olsun. Artık sirkeyle turşu kurmaktan vazgeçtim. Tüm turşularımı sirkesiz kuruyorum ve lezzeti inanılmaz. Şimdi ilk hedefim yayık makinesi alıp kendi tereyağımı kendim yapmak. Şirden maya alıp kendi peynirimi kendim yapmak. Temizlikte sirke ve karnonata geçeli çok olmuştu ama wclerde kullandığım çamaşır suyundan kolay kolay vazgeçebileceğimi sanmıyorum :) İnşaAllah bi gün ona da ikna olurum... Size kolaylıklar dilerim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Aynı sizin gibi o çamaşır suyu kimyasalsız temizliği bıraktıktan sonra da yaklaşık 2 ay tuvalet pencerisinde kaldı. Kendimi bir türlü ikna edememiştim. Taki yurtdışında bir hastanenin dezenfektan olarak yalnızca sirke kullandığını okuyunca ve bu temizlik işini hayatıma tam oturtuncaya dek. Neredeyse 1 yıl oldu o son şişeyi de attım ve boraksli karışım ve limon sirkesi kullanıyorum yalnızca, asla eksikliğini hissetmiyorum, 1 kez bile çamaşır suyu olsa şu leke de çıkarı dediğim olmadı. Temizleme gücü onlardan daha üstün bu yeni doğal malzemelerimin.

      Sil
  2. Merhabalar, elinize sağlık. Tariflerinizi ilgiyle takip ediyorum, güzel paylaşımlarınız için teşekkür ederim. Salçaları nereden aldınız acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba
      Organik sertifikali yerli domates ve biber salçaları çok yakında ürün listemize eklenecek.

      Sil
  3. merabalar hikayenizi okudum çok geçmiş olsun. 3.5 yaş bi oğlum var alalerjik riniti var sonbahardan yaza bi hafta hasta bi hafta normal. bu tarz alerjilerde de mi probiyotik beslenme etkilimidir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş olsun. Probiyotikler her türlü hastalık tedavisinde %100 etkili elbette.

      Sil
  4. Prebiyotik şase nereden bulunabilir?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

İlgili Diğer Yayınlar

Ekşi Maya Nasıl Saklanmalı

ekşi maya Ekşi mayanızı bir kez oluşturduğunuzda, artık onu ömür boyu kullanır, hatta çocuklarınıza miras bırakabilirsiniz, tabi mayanızı açlıktan öldürmediğiniz sürece. Ekşi mayanız canlı bir organizmadır ve her canlı gibi onun da beslenmeye ve gıdaya gereksinimi vardır, yani o da bizim gibi acıkır.  Ekşi mayanızın gıdası un ve sudur. Mayanızı yaptıktan sonra onu kendi kavanozunda ağzı kapalı olarak dolapta muhafaza etmelisiniz, bu sayede fermantasyon çok yavaşlar ve

Evde Doğal Sabun Yapılışı, 2. Bölüm

Sabun yapmak için gerekli ekipman ve tüm malzemeleri öğrenmek için, evde sabun yapmanın gerekliliğini öğrenmek için ve sabun hakkında genel bilgi için buraya  tıklayınız. Sabun yapmak isteyenlerin mutlaka uyması gereken kurallar şunlar;  -Sabun yapımına başlamadan önce, kostik ile güvenli çalışmak için koruyucu ekipmanı mutlaka  kullanınız.  -Kostik eritirken balkon gibi havadar bir yer tercih ediniz ve kostik ile  suyu karıştırırken çıkan buharı solumayınız.  -Sabununuzun tutmasını ve sabunlaşmasını istiyorsanız tariflerde verilen milimetrik hassas ölçülere harfiyen uyunuz. Mutlaka mutfak tartısı ile hassas ölçüm yapınız.  Yukarıda yazılanlara dikkat ederseniz, hem güvenli bir şekilde çalışmış olursunuz hem de sonucu mükemmel sabunlarınız olur. Sabun yapmak bana göre kolay ve zevkli bir uğraş. Bir kere mantığını anlayıp, bir kaç deneme yaptıktan sonra, gerisi sizin hayal gücünüze kalmış. ...

Lakto-Fermente Probiyotik Salatalık Turşusu

Her mevsimin sebzesinden doğal lakto-fermene probiyotik turşu yapmak mümkün. Kışın bol bol ekşi lahana  (Suerkraut)   turşu yaptık, şimdi sıra salatalıkta. Laktik asit fermantasyonu ile olan turşumuz bol ve zengin probiyotik içeriğiyle tam bir bağırsak dostu. Klasik tariflerde turşuya sirke eklenir ancak eklenen sirke ev sirkesi bile olsa turşunun probiyotik olma özelliğini tamamen yitirmesine sebep olur. Bunun çok basit bir sebebi var, şöyle ki; Sebzelerin yüzeyinde yaşayan laktobasiller doğal fermantasyon yöntemiyle fermente edilirse laktik asit oluştururlar ve laktik asit fermantasyonu ile zengin bir probiyotik içeriğe dönüşürler. Oysa sirke asetat asit fermantasyonuna sahiptir. Asetat asit çok güçlüdür ve ortamdaki tüm bakterileri yok eder, buna probiyotikler de dahil. Sebzelerin probiyotik değerlerini arttırmanın tek yolu onların kendi laktobasillerinin gelişmesi için doğal bir ortam hazırlamaktır. Bunun yolu ise ortama tuz eklemektir. Laktobasiller tuzu çok sever, ...