Ana içeriğe atla

Hakkımızda



Merhaba

Burası benim şifa arayışımın, toprağa dönüşümün ve mutfaktaki uyanışımın seyir defteridir.

Beni çoğunuz beni "Fermente Mutfağım"ın kurucusu olarak tanıyorsunuz ama markadan önce ben bir anneyim, bir arayıcıyım ve bir öğrenciyim.

Bu yolculuk, hayatın bana sunduğu konforlu alanlarda değil; tam tersine, bedenimin isyan ettiği ve modern tıbbın "kronik" diyerek çaresiz bıraktığı o zorlu kavşakta başladı. Sağlığımı kaybettiğimde anladım ki; iyileşmek, ilaç yutmak değil, yaşamın özüne dönmekmiş.


Mutfağı Laboratuvara Dönüştürmek


Çareyi dışarıda aramak yerine, evin kalbine, mutfağa döndüm. Ama bu dönüş, sıradan bir yemek pişirme hevesi değildi. Unuttuğumuz, rafa kaldırdığımız "kadim bilgilerin" peşine düştüm.

Gördüm ki; Hızın kutsandığı bu çağda, şifa yavaşlıkta saklıydı. Pastörize edilip "öldürülen" gıdaların değil, "yaşayan", fermente ve canlı gıdaların bizi ayakta tuttuğunu keşfettim. Bir sirke anasının oluşumunu aylar boyu izlerken, aslında sabrın ve doğaya teslimiyetin ne demek olduğunu öğrendim.


"Cildine Sürmediğini Yeme"


Bu uyanış sadece tabağımla sınırlı kalamazdı. Çünkü beden bir bütündü.

Kendime şu soruyu sordum: "Midemden içeri girmesine izin vermediğim zehirli kimyasalları, neden cildime sürüyorum?" Bu soru o zamanlar, hayatımın en büyük devrimlerinden birisini doğurdu: Yemediğini Cildine Sürme.Deri, bedenimizin en büyük ağzıdır. Bu yüzden ürettiğim, kullandığım ve tavsiye ettiğim her şey; mutfaktaki malzemeler kadar saf, temiz ve "yenilebilir" olmalıydı. Kozmetik ve gıda arasına çekilen o yapay çizgiyi reddettim.

Neden Buradayım?

Bu blog; fermente gıdaların, zehirsiz yaşamın, probiyotik beslenmenin ve atıksız bir hayatın mümkün olduğunu anlatmak için var oldu, ancak orda kalmadı.

Burada sadece tarifler paylaşmıyorum;

Unuttuğumuz toprak hafızasını canlandırmaya,

Bedenimizin bilgeliğine güvenmeye,


Ve en önemlisi, doğayla savaşmak yerine onunla uyumlanmayı anlatıyor.

Ben Ferda Uslu. Bu, benim şifa yolculuğumun hikayesi. Ve biliyorum ki, eğer satırlarım sizin kalbinize dokunuyorsa; bu artık sadece benim değil, bizim hikayemizdir.

Mutfağıma ve dünyama hoş geldiniz.

Yorumlar

Yorum Gönder

İlgili Diğer Yayınlar

Probiyotik Turşu Tarifi

Yazın probiyotik destek için küçük körpe salatalıklardan turşu yapmak istediğimde, mükemmel sonuç verecek doğru oranlı bir turşu tarifi aramaya başladım. Aklımda olan kendi yaptığım sirkelerle mis gibi ev turşusu yapmaktı. Hatta ön hazırlık olarak sirkemi bile yapıp hazırlamıştım. Nette turşu hakkında bilgileri okurken, okuduklarım tüm bildiğim doğruların aslında yanlış olduğunu, turşuyla ilgili bilmediğim ne kadar da çok şey olduğunu bana gösterdi, Meğer probiyotik olarak kurulan turşuya sirke, limon, limon tuzu ilave edilmezmiş. Gerçek probiyotik fermente turşular s adece sebzeler ve  kaya tuzu ile olurmuş. Bu şaşırtıcı bilgiye ulaşınca turşuya bakış açım değişti. Turşu için hazırladığım ev sirkelerini bir kenara koyup hemen fermente turşular yapmak için kolları sıvadım. Gerçek probiyotik turşu ile tanışmam böyle oldu. Yaptığım turşular  sadece doğal, sağlıklı, probiyotik ve fermente olmakla kalmadı aynı zamanda şimdiye kadar yediğim en lezzetli turşular oldu...

Rafine Şekersiz Siyez Keki

Rafine şeker kullanmadan en eski un olan 10 bin yıllık unla, siyez unuyla kek yapalım mı? Rafine şeker yerine ne kullanmak lazım. Sunni tatlandırıcılar da en az şeker kadar zararlıyken geriye ne kalıyor?  Ya bal ve pekmez. Bal ısıyla temas edince toksik etki yaratıyor. Pekmezde zaten çok uzun süre kaynatılarak yapıldığı için bu etki maalesef mevcut. En iyisi soğuk sıkım pekmezler tüketmek. Aranırsa bulunuyor. Pekmezi de ısıya dayanıksız olması yüzünden kullanmıyorum pişirilecek tariflerde. Geriye şeker yerine kullanabileceğim çok fazla da seçenek kalmadı. Meyvenin kendi şekeri dışında.  Tatlandırıcı için olgun muz ve kuru dut kullandım. Hurma ya da kuru üzüm, gün kurusu kayısı da kullanılabilir. Fermente mutfağımda kullanılmayan malzemeler; Rafine tuz, Rafine şeker, Rafine endüstriyel un (organik ve tam buğday unu da olsa kullanmıyorum) Kabartma tozu, Şekerli vanilin, Kakao (yalnızca ham kakao kullanıyorum) Zeytin yağı, Hindistan cevizi yağı  ve tereyağ...

Şirden Maya İle Evde Peynir Yapılışı

Şirden maya ile yapılan beyaz peynir Şirden maya ile mayalanan peynirin lezzetine gerçekten doyamayacaksınız. Yapılışı gözünüzü korkutmasın, aslında o kadar zor değil. Biraz bulaşık çıkıyor ama makineye atar yıkarsınız onu da. Peyniriniz ortaya çıkınca alacağınız keyif, emeğinizin karşılığını fazlasıyla verecek bence. "Neden evde peynir yapayım ki bu kadar hazır peynir varken" diye sorarsanız buraya , " Şirden maya nın ne farkı var, "neden şirden maya " derseniz, yine buraya tıklayınız.  Şirden maya ile tamamen katkısız ve doğal peynir yapılışının tüm aşamalarını ve her aşamanın tek tek çekilmiş fotoğraflarını aşağıda sizlerle paylaşacağım.  Peynirimizin yapım aşamalarına geçmeden önce sütün nasıl  pastörize edildiğini anlatacağım.